esratasliyuk.sitemynet.com

Anasayfa
Özgeçmişim
Yazılarım - 1
Yazılarım - 2
Yazılarım - 3
Yazılarım - 4
Yazılarım - 5
Yazılarım - 6
Yazılarım - 7
Yazılarım - 8
Yazılarım - 9
Yazılarım - 10
Yazılarım - 11
Yazılarım - 12
Yazılarım - 13
Yazılarım - 14
Önerdiklerim
Bilişim dili
İletişim

Yazılarım - 13


Modern kasabalarda yaşam

Modern kasabaların esnafıyız biz.

Bileklerimizde hep bir şişlik var, boyunlarımızda hep bir ağrı.

Dahası...

Unuttuk rekabete dahil olmayanları.

Rekabette birinci derecede yarar sağlamayanları, "shift + del" kombinasyonuyla sildik, istesek de geri dönüşüm kutularından çağıramıyoruz.

Msn adresi olmayanları hayatımızdan çıkardık, istesek de ulaşamıyoruz; çünkü zaman bulamıyoruz.

Görme işlevimiz, uzun süre ekran karşısında kaldığımız için azaldı. Aslında tüm duyarlılıklarımız öyle. Ancak küresel ekonomik dalgalanmaya etki edecekse kulak kabartıyoruz. Ancak kendi kasabamıza ulaşacaksa sular...

Ağaca değil, monitöre kazıyoruz sevdiklerimizin adını. Daha doğrusu "sanal takma adını"...

Sosyal sorumluluklarımıza, kurumsal boyutta sahip çıkıyoruz. Ancak "kurumsal sosyal sorumluluksa" kolları sıvıyoruz... Çünkü bu da rekabete dahil.

Dans kursundan dalış kursuna koşuştururken zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz.

Zaman nasıl geçiyor, hiç anlamıyoruz!

Toplantı yapmaktan iş yapmaya zaman kalmıyor...

Ve saatlerimiz hep 'son teslim tarihine beş kala'yı gösteriyor. Heyecan, bizim için bu demek!

Güneşle randevumuz ancak hafta sonları... Hafta içi güneşi, ancak servis camlarının ardından, ancak uykulu gözlerimize sızarsa hissedebiliyoruz.

Hafta sonu nasıl geçiyor, onu da hiç anlamıyoruz... Zaten artık eskisi gibi her hafta sonu dışarılara koşmak da istemiyoruz. Koşulası yerler çok uzak geliyor.

Hava durumunu İnternet'ten birkaç saniyede öğrenebiliyor, ama hiç hava alamıyoruz. Çünkü plazaların camları 'güvenlik' sebebiyle açılmıyor...

Hepimizin en az üç telefonu var, ama hep bir "iletişim kopukluğu"ndan söz ediyoruz. İletişim kazaları da cabası... İstemeden söylediklerimizin ardından ellerimiz Ctrl + Z'yi, "geri al" komutunu arıyor.

Cins fikirliler çoğalıyor çevremizde. Rakiplerini böcek gibi ezmeye her an hazır savaşçılar... Onları sevmiyoruz ama kabulleniyoruz; ses çıkarmıyoruz. Nemize lazım! İşimizden mi olalım?

Vatan elden gitmesin diye hemen her gün onlarca e-postayı "fordward"lıyoruz. Laiklik karşıtı oluşumlar karşısındaki duruşumuzu ise, anketlere oy yağdırarak gösteriyoruz. Sloganlarımız, "Mail at, vicdanını rahatlat!" ile "Daha çok oy gönder, tepkini göster!"

Hızlandırılmış dil kursları, üç haftalık sertifika programları gibi her şeyi hızlandırılmış yaşıyoruz. Ama bir gün mutlaka yapmayı hedeflediğimiz hayallerimiz, hep "to do list"lerde bekliyor. Zamanın değerini bilmiyoruz.

Modern kasabamızda, işte böyle yuvarlanıp gidiyoruz...

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

GazeteAvrupa.com.tr portalı yazarlarından Sayın Sibel Bağcı Uzun, köşesinde bu yazıma yer vermiş. Kendisine teşekkür ediyorum.
Ayrıca kendisinin yorumunu da buradan aynen paylaşmak isterim:

"İletişim Uzmanı Esra Taşlıyük'ün BİYMED Eğitim Danışmanlık'ın web sitesinde yer alan makalesi hemen sarıveriyor sizi. Gündelik yaşamınızı özetleyen cümlelerinde, kendinizden çok şey buluyorsunuz. Öyle ki biten her günü oturup düşünecek kadar bile vakit ayırmadığınızı anlıyorsunuz..."

Yazının tamamını okumak için lütfen tıklayın.