esratasliyuk.sitemynet.com

Anasayfa
Özgeçmişim
Yazılarım - 1
Yazılarım - 2
Yazılarım - 3
Yazılarım - 4
Yazılarım - 5
Yazılarım - 6
Yazılarım - 7
Yazılarım - 8
Yazılarım - 9
Yazılarım - 10
Yazılarım - 11
Yazılarım - 12
Yazılarım - 13
Yazılarım - 14
Önerdiklerim
Bilişim dili
İletişim

Yazılarım - 12


Medyanın kara listesinde olmamak için

Medya ile sağlıklı ilişkiler kurabilmek bazı duyarlılıklar gerektiriyor. Bu duyarlılıklara sahip olmayan ya da göz ardı eden şirketler ise, isimlerini kara listede buluveriyorlar ve medyada yer alma olasılıkları azalıyor. Ya da yanlış / eksik bilgilerle yer alarak zor durumda kalıyorlar. Bu yazımda yorumu siz okuyuculara bırakarak tanık olduğum yanlışlıkları maddelemek istiyorum.

- Herhangi bir mecra, reklam veren olduğunuz için sizin haberlerinize de yer vermek zorunda değildir.

- Mesajlarını kurumsal kullanıcılara iletmek isteyen bir şirket için günlük ulusal gazetelerden ziyade sektörel yayımlar, iş dünyasına yönelik hafta sonu ekleri ve tabi ki portallar, çok daha etkili mecralardır.

- Gazetecinin röportaj metnini yayımlanmadan önce size gönderip onaylatmak gibi bir zorunluluğu yoktur. Çünkü görevi sizin istediklerinizi değil, nesnel (objektif) bir bakış açsıyla yakaladığı gerçekleri okuyucusuna aktarmaktır.

- Medya önünde söylenen her söz, mutlaka önceden belirlenmiş olmalıdır. Aksi takdirde zamanından önce açıklama yapılması, yanlış bir ifade kullanılması ya da hedeflenen mesajların aktarılamaması durumları ile karşılaşılır.

- Yanıtını bilmediğiniz sorular karşısında dürüst olun; konuyu araştırıp daha sonra gazeteciyi bilgilendireceğinizi söyleyebilirsiniz.

- Yanıtını veremeyeceğiniz sorularda ise, mutlaka nedenini açıklayın.

- Sözcülerin kurumun belirlenmiş mesajlarına sadık kalmaları da çok önemlidir. Aynı şirketten iki sözcü farklı kar oranlarından, farklı yatırımlardan söz ediyor, birbirleriyle örtüşmeyen açıklamalar yapıyorsa, hem okuyucunun, hem de gazetecinin güveni yitirilir. Kurum sözcüleri, kendi bireysel görüşlerini değil, kurumsal mesajlarını aktarmak üzere medya karşısına çıktıklarını unutmamalıdır.

- "Bunu yazmayın." ("off the record") denilecek hiçbir açıklamada bulunulmamalı. Çünkü gazetecinin görevi "muhbirliktir"...

- Medya eğitimi almamış kimseler kurumun sözcüsü olarak medya karşısına çıkmamalıdır.

- Yazmak, zihni organize etmek açısından çok önemlidir. Röportajlar öncesinde - konuyu çok iyi biliyor olsanız bile - yazılı notlarınızı yanınızda bulundurmalısınız.

- Her konu, her gazetecinin ilgi alanına girmez. Bir teknoloji muhabirine yeni şarabınızı anlatan bülten gönderdiğinizde, bu bülten çöpe gidecektir. (Bülteni çöpe gönderen diğer etmenleri daha önceki makalelerimde yazmıştım.)

- Gazeteci, sizin arkadaşınız olduğu için kıyak haber yapmak zorunda değildir. Arkadaş ricasına dayalı kıyak haberler en çok bir - iki kez yapılır. Ama siz haber değeri yarattığınız sürece, gazeteci bunu kaçırmak istemez.

- Gazeteciye pahalı hediyeler vermek, deneme amaçlı ürün gönderip sonra hediye yerine saydırmak ve bunun karşılığında haber yapmasını beklemek de, etik olmadığı gibi, kurumunuzu gazetecilerin kara listesindeki şirketler arasına taşıyabilir.

- Bir projenin büyüklüğünü anlatmak istediğinizde, "dev, en büyük, ilk, fark yaratan, lider" gibi sözcükler yerine, ortaya konan katma değerin, sağlanan yararın ne olduğunu anlatın. Büyüklüğünü söylemeyin, hissettirin!

- Her bültenin, her röportajın, her basın toplantısının bir konusu vardır. Ana konudan uzaklaşmak, mesaj karmaşasına yol açacağı gibi, anlatılmak istenen asıl konudan farklı konularda yansımalar çıkmasına ve bülten, röportaj ya da toplantının iletişim hedefine ulaşamamasına neden olur.

- Özellikle yabancı basın mensupları ile yapılan görüşmelerde el hareketlerini mümkün olduğunca kullanmamak gerekir. Çünkü bizler için olumlu anlamı olan kimi el hareketleri, başka uluslarda başka anlamlar taşıyor olabilir.

- Medya karşısındaki sözcü, mutlaka kendinden emin, konusuna yüzde 100 egemen (hakim) ve yorum getirebilen kişi olmalıdır. Kendi konunuzda aranıldığında bilgi alınabilecek birisi olduğunuzu hissettirin. Gazeteciler, sizin konunuzla ilgili bir araştırma yaparken, bir haber yazarken, bir dosya hazırlarken sizi görüşlerine başvurulabilecek kişi olarak görebilmeliler. Bunun için sözcünün donanımının yanı sıra ulaşılabilir olması da çok önemli.

- Sözcünün ülke ve dünya gündeminden de haberdar olması beklenir. Bunun için sürekli gazete okuması, haberleri izlemesi ve gündemi takip etmesi bir zorunluluktur.